Hikâyemiz

Kaybettiğimiz Bir Kuşun Adını Taşıyoruz

Adımızı dodo kuşundan aldık; denizi güzel kılan her şeyin ne kadar kolay kaybedilebileceğini her gün hatırlamak için.

Dodo

Dodo kuşu

Dodo, yalnızca Mauritius adasında yaşamış, uçamayan iri bir kuştu. Doğal bir düşman tanımadığı için 16. yüzyılın sonunda adaya ayak basan denizcilerden hiç korkmadı.

Bu ilk karşılaşmanın ardından, bir insan ömrü kadar kısa bir sürede, avcılık ve gemilerle gelen hayvanlar türün sonunu getirdi. 17. yüzyılın sonunda dodo artık yoktu; insan eliyle yok oluşuna tanıklık edilen ilk tür olarak tarihe geçti.

Misyonumuz

Bir kez daha kaybetmemek için.

Misafirlerimizi bu sulara çeken; Türk kıyılarının koyları, deniz çayırları ve canlılarıdır. Onları gelecekteki her yolculukta da yerli yerinde görmek istiyoruz. Bu yüzden her kiralamada iki sözümüz var.

Deniz çayırlarına asla demir atmıyoruz

Posidonia oceanica, yalnızca Akdeniz'de yetişen bir deniz çayırıdır. Oksijen üretir, karbon depolar, suyun berraklığını korur ve yavru balıklara barınak olur.

Yılda yalnızca birkaç santimetre uzar; tek bir çapa, onlarca yılın birikimini dakikalar içinde yok edebilir. Bu yüzden kaptanlarımız yalnızca kuma demirler ya da şamandıraya bağlanır.

Her kiralamanın bir payı denize döner

Her kiralamanın bir bölümü, bu suları bizimle paylaşan iki canlının korunmasına ayrılır: dünyanın en nadir fok türlerinden Akdeniz foku ve kumsallarımıza yumurta bırakan deniz kaplumbağası Caretta caretta.